|
|
|
|
PMT yıllarca tartışma konusu olmuştur. Çünkü, kimse bu sendromu tam tanımlayamamıştır. Londralı doktor Katharina Dalton'a göre, PMT, «Âdet öncesi belirtilerin görünüp âdetten sonra kaybolmasıdır.» 150'yi aşkın âdet öncesi belirtisi sayılabilir ve bazı kadınlarda bunlardan yalnızca bir tanesi vardır. Ama çoğunlukla 5-6 belirti birden görülür. PMT BELİRTİLERİ Öbür belirtilerin başında yağlı cilt, akne, sakarlık, şiddet duygusu, hatta ağır durumlarda intihar gelir. Öte yandan, bazı hastalıkların —özellikle astım, epilepsi (sara) ve alkolizmin— âdet öncesi azdıkları bilinir. Bizce Önemli bir tıbbi hastalığı olan, çocuk doğuracak yaşa gelmiş her kadını, doktoru sorguya çekip hastalık belirtilerinin âdetten önce daha kötüleyip kötülemediğini öğrenmesi yerinde olur ve böylelikle belirtilerin muhtemel nedeni hakkında yararlı bir ipucu elde edilebilir. Değişik ülkelerde, değişik yaşlarda kadınlar üzerinde İncelemeler yapılmış, bunlarda hangi âdet öncesi belirlilerin ne kadar sıklıkla belirdiği saptanmıştır, Öyle görünüyor ki, çocuk doğuracak yaştaki kadınların % 50'sinde en azından birkaç âdet öncesi belirtisi vardır. Bu kadınların aşağı yukarı yarısı tedavi için doktora başvurmaktadır. Adet öncesi belirtilerinin Yunanistan ve Japonya'da daha az görülmesi ilginçtir. Bu belki de beslenme farklılığından ileri gelmektedir. Adet öncesi gerginliğinin (PMT) bazı risk etkenleri vardır, örneğin, yaşlanma ve çok çocuk doğurmuş olma PMT riskini çoğaltır. 13-20 yaşlar arasındaki genç kızlarda ve genç kadınlarda âdet öncesi ağrıların daha çok olduğu, ama yaşlandıkça sancıların azalıp yerini PMT'a bıraktığı görülmüştür. Deneyimlerimize göre, en şiddetli ve zor PMT 40 yaşlarındaki kadınlarda meydana gelmektedir. Bu kadınlarda çoğu kez âdet öncesi belirtilerle menapoz (âdetten kesilme) belirtileri birbirine karışmakta ve hastaya soluk aldırmamaktadır. BESLENME VE PMT Dr. Abraham, sağlıklı kadınlara oranla bedenlerinde besin maddeleri eksikliği bulunan kadınlarda daha çok PMT'a rastlandığını belirtiyor. Ayrıca, PMT'u olan kadınlarda genellikle magnezyum düzeyinin düşük olduğunu ileri sürüyor. Bilindiği gibi, magnezyum gerek hormon metabolizması üzerinde, gerekse kan şekeri denetiminde çok Önemli bir rol oynar. Çay, kahve, çikolata, kolalı içecekler ve İçinde kafein bulunan ilaçlar da anksiyete, uykusuzluk, titreme ve göğüs semptomlarını azdırabilir. Bunlardan kaçınıp sigarayı bırakmak göğüsteki duyarlılığı azaltabilir. Çok miktarda tuz yemek de bedende sıvı tutulmasını ve göğüste duyarlılığı artırabilir. Az tuz yiyen kadınların vücudunda adet öncesi su toplanması hemen hiç görülmez. PMT'un nedenlerinden biri de, yağ yemek olabilir. Araştırmalar PMT'lu kadınların temel yağ asitlerinden linolcik asidi yeterince metabolîze edemediğini vc normal yan ürünlere dönüştüremediğini göstermiştir. Bunun nedeni, linoleik asit türevleri ile âdetle ilgili belli hormonlar arasındaki etkileşim olabilir. Bu da, gerekli besin maddelerinin eksikliğinden kaynaklanabilir. Linoleik asidin türevlerine dönüşebilmesi için gerekli besin maddeleri B6, C, B3 vitaminleri ve magnezyum, çinko, kromdur. Hayvansal yağı bol bir beslenme tarzı, temel yağ asidi metabolizmasının çalışmasını zorlaştırabilir. Dr. Abraham'a göre bol sebze yiyen uluslarda PMT daha azdır. PMT'lu kadınlarda düşük kan şekeri bir sorundur. Çoğu kadın âdetten bir hafta kadar önce iştahının arttığını, canının şiddetle yemek ya da tatlı bir şey istediğini farketmiştir. Bu da şişmanlamaya ve bedende sıvı tutulmasına yol açar. Gebeliği önleyici hap alan kadınların kan şekeri denetimi bozulur. Bu durumda B6 vitamini yararlı olabilir. Bol şekerli, tatlılı yiyecekler durumun düzelmesini sağlamaz. Sigara, alkol, aşırı miktarda çay, kahve de ancak zararlı olabilir, öte yandan diüretikler (idrar süktürücü ilaçlar) da kan şekeri denetimini bozar. Böyle belirlileri olan kadınlara çayı, kahveyi, alkolü ve sigarayı bırakmalarını, gebeliği önleyici hap yerine başka bîr yöntem kullanmalarını, düzgün aralıklarla azar azar yemelerini, özellikle bitkisel besinlerle beslenmelerini öğütleriz. Ayrıca, beslenme yoluyla yeterince B vitamini, magnezyum ve eser elemanları almalarını salık veririz. Besinsel etkenler PMT'u etkilediği gibi, bazen PMT'un nedeni de olabilir. Bu kitapta bunları ayrıntılarıyla tartışacak değiliz. Ancak, şu kadarını bilelim yeter: Yukarıda sözü edilen besinsel etkenlerin tümü beyni ve hormon metabolizmasını öyle bir biçimde etkiler ki, sonuç olarak PMT ortaya çıkar. PMT'UN TEDAVİSİ Tüm PMT'lu kadınlara temel besinsel öğütler: Kamna vitaminler. İçinde yaklaşık 100 mgr. B6 vitamini. Öbür B vitaminleri, C vitamini, magnezyum ve eser elemanlar bulunan bir besin bütünleyici ilaç alın. Buna, her gün almak koşuluyla, bir ay devam edin. Optivit adındaki karma vitaminin PMT'a yararlı olduğu saptanmıştır. Bu ilacın ağır PMT çe-kenlerdeki hormonal anormallikleri bile giderdiği görülmüştür. Günde yalnızca 100-200 mgr. B6 vitamini de alabilirsiniz. Bu vitaminin çok yararı varsa da, daha dengeli bir besin bütünleyici yeğlenmelidir. Eşekotu yağı. Günde 4-8 kapsül 500 mgr. eşekotunu adet olmadan iki hafta önce almaya başlayın. Bir yanıt görmezseniz, bütün ay boyunca da alabilirsiniz. Yanısıra karma vitaminler ve mineraller alırsanız daha etkileyici olur.E vitaminini deneyin. Günde 300-500 UB E vitamini özellikle âdet öncesi göğüsleri şişip sancıyan kadınlara yararlıdır.Magnezyum alın. PMT'lu kadınların çoğunda magnezyum eksikliği bulunduğundan, bir ay boyunca günde 200-300 mgr arı magnezyum almak yararlı olabilir. Yanısıra karına vitaminler almakta yarar vardır. Yukarıda önerilen besinsel değişiklikleri her PMT'lu kadın kendisi uygulayabilirse de, besin bütünleyici ilaçlan doktorunuza danışmadan almayın. ÖNEMLİ NOT PMT ve Bedende Sıvı Tutma
Kaynak: Hastalanmadan Yaşamak Bizim Elimizde - Dr Stephen Davies / Dr Alan Stewart |
|
|

Jinekolog Rehberi