|
|
|
|
Anne sütünün önemini anlatırken kimyasal veya fizikokimyasal özelliklerini anlatmak çok yetersiz kalmakladır. Sağlıklı annenin sütü, biyolojik üstünlükleri ile bebeğin bütün ihtiyaçlarını temin eden ve bîr benzerinin yapılmasına bugün için imkan olmayan müstesna bir besindir. Uzun süre anne sütünün kimyasal yapısı ile ilgilenilmesine rağmen onun erişilmez biyolojik üstünlükleri anlaşılamamıştır. Anne sütü yeterli miktarda geliyorsa, çocuğa ilk altı ay hiçbir ek gıda vermeye gerek yoktur. Anne sütü çocuğun gelişimi için gerekli bütün maddeleri ihtiva etmektedir. Bu sütteki proteinlerin hazmı oldukça kolaydır. Anne sütündeki laktoferrin isimli madde, barsaklarda mikropların çoğalmasını önler ve vücut için gerekli olan demirin emilmesini arttırır. Anne sütünde, bebeği mikrobik hastalıklara karşı daha dayanıklı hâle getiren immünglobulinler (hastalıktan koruyucu proteinler) ve lizozim isminde bazı maddeler vardır. İnek sütünde bu maddeler yoktur. Anne sütündeki mineraller (kalsiyum, fosfor, vs.) yeterli ec dengelidir. Anne sütünün yağı kolay hazmedilmektedir. İlk beş günlük anne sütü ("ağız" veya tıp dilinde "kolostrum"); bebek için zaruri bir gıdadır. Kolostrumda çocuk için çok önemli olan laktoferin, bifidus faktörü, immünglobulinler bol bulunmaktadır. Çocuğun emzirilmesi anne sağlığı açısından da mühimdir. Yapılan araştırmalar göstermiştir ki, meme kanserleri çocuklarını emzirmeyen kadınlarda, emzirenlere oranla daha fazladır. Anne sütü ile beslenenlerde ilk aylarda grip. pişik, farenjit, süt allerjisine: ilerleyen yaşlarda da astıma daha az rastlanır. Anne sütünde D, C ve K vitaminleri ve demirin miktarı azdır, ancak emilimleri fazladır. Ayrıca anne sütü ile beslenen bebeklerin kalori ve sıvı ihtiyaçtan tam olarak karşılanmaktadır. Bu durum, tecrübi olarak bilinen bebek ihtiyaçları hakkındaki bilgilerimize ters düşmekledir. Hele düşük doğum ağırlıklı ve prematüre (erken) doğum yapmış annelerin sütünün kendi bebeğine en uygun şekilde ayarlandığı bugün tesbit edilmiştir. Bundan da anne sütünde ilâhi bir hikmetin gizli olduğu apaçık anlaşılmaktadır. Anne sütünün, allerjiyi önlemedeki yerinin yanı sıra, bebeğin bağışıklık (yabancı madde ve canlılara karşı kendini savunma) sistemini de etkilemesi onun bildiğimiz besin maddelerinden çok farklı olduğuna işaret eder. Yanlış bir anlayışla şişman bebeğin sağlıklı olacağına inandırılmış olan anneler, kendi bebeklerini yarış halinde besleyerek tombul olmasını isterler. Bu husus yağ hücrelerinin erkenden fazla gelişmesi yönünden uygun olmadığı gibi böyle bebeklerde, ilerde damar sertliğinin gelişmesi ihtimali fazladır. Bebeğin şişman olmamasını temin eden en sağlıklı beslenme yine anne sütü ile elde edilmektedir. Anne sütünün antiiviral ve antibakteriyel (mikropları öldürücü) etkisi tesbit edilmiştir. İshalden hastahaneye yatması gereken bebeklere, anne sütü verildiği takdirde ölümlerin azaltılabileceğini araştırmalar göstermiştir. Bu sonuç, ishalden çocuk ölümlerinin fazla olduğu ülkemiz için önemlidir. Eğer annenin sütü yoksa veya miktar olarak yetersizse ve bîr o hekim tarafından karar verilmişse (çocuğun kilo almadığı tesbit edilerek) ancak o zaman uygun biçimde hazırlanmış inek sütü ve hazır mamalar verilmelidir. Bütün bunlardan başka "çocuk ruh sağlığı" için önemli olan anne çocuk yakınlığı kadının çocuğunu emzirmesi ile başlar. Anne sütünü artırıcı tıbbi bitkiler Sütotu: Bir çay kaşığı kadar ufalanmış sütotunun üzerine kaynar su dökülür, on dakika kadar bekletilip süzülür ve taze taze içilir. Tatlandırıcı olarak bal veya şeker katılabilir. Rezen meyvası (Raziyane). Toz halindeki rezeneden 0.5-1 gramlık haplar yapılarak günde 3 defa yutulur. Hap yapmak için bal, leblebi unu veya meyan balı kullanılır. İnfüzyon halinde de kullanılabilir. 2 gram toz rezene kaynar suya atılır: beş dakika kadar hafif ocakta tutular ve karıştırılır; sonra tülbentten süzülerek çay gibi içilir. Rezene içen annenin sütü, çocuğun gazını da giderir. |
|
|

Jinekolog Rehberi