|
|
|
|
GEBELİKTE GÖRÜLEN CİLT KAŞINTILARI Gebelikte Kaşıntı Yapan
Hastalıklar: 1.Gebeliğin
intrahepatik kolestazı (GİHK) 2.Gebeliğe özgü
cilt hastalıkları 3.İlaç ve diğer
allerjik reaksiyonlar 4.
Gebelikten önce var olan cilt hastalığı 5.
Viral hepatitler 6.
Sistemik hastalıklara bağlı kaşıntılar
(karaciğer, böbrek, troid hastalığı vs) 7.
Cilt çatlaklarına bağlı kaşıntılar 8.
Hepatit ve bilirubin yüksekliği ile seyreden
diğer hastalıklar 9.
Gebelik ürtikeri -
gebeliğin kaşıntılı dermatozu - PUPPP hastalığı Yukarda görüldüğü gibi gebelikte çok çeşitli nedenlere bağlı
olarak vücudun değişik kısımlarında (dış genital organlar, göğüs, karın,
bacaklar vs) kaşıntılar ile sık sık karşılaşılır. Bu makalede gebelerde
özellikle üçüncü tremester denilen son üç ayda karşılaşılan ve şiddetli ve
ısrarlı kaşıntılar ile gebelerin yaşam kalitesini bozan iki önemli gebelik
kaşıntısı üzerinde durulacaktır. Bu
kaşıntıları “Gebeliğin İntrahepatik
Kolestazı (GİHK)” ve “Gebeliğin Kaşıntılı Dermatozu (PUPPP Hastalığı)”
başlıkları altında inceleyeceğiz. GEBELİĞİN İNTRAHEPATİK KOLESTAZI (GİHK) GİHK, gebeliğin
ikinci yarısında plasentada yapılan
östrojen ve progesteron hormonlarının etkisi ile, safra tuzlarının karaciğerden
atılımının engellemesi sonucu yaygın kaşıntı ile ortaya çıkan bir karaciğer
hastalığıdır. En sık son üç ayda genellikle gebeliğin 32.-36.haftasında ortaya
çıkan, ortalama 1/600-1/1000 gebede görülen kaşıntılı bir durumdur. GİHK karaciğer
hastalığının belirtisi olabilir. Bu hastalıkta artan gebelik hormonlarının
etkisiyle safra kanallarında akım yavaşlamakta ve böylece kanda artan safra
asitleri ciltte birikerek kaşıntıya neden olmaktadır. Kaşıntı şiddetli olur.
Hastalık normalde döküntüye neden olmaz ancak şiddetli kaşınma
sonucu ciltte kızarıklıklar, tırnak izleri olur. Avuç içlerinde ve ayak
tabanında döküntü olmadığı halde kaşıntı olması, kaşıntının önce karın cildinde
başlaması ve gebeliğin üçüncü tremesterde olması GİHK tanısını düşündürür. GİHK
hastalığı, avuç içi ve tabanlarda ve
vücudun diğer kısımlarında kaşıntıların olması, kaşınmaların gece görülmesi,
idrarda koyulaşma, dışkının açık renk olması, pıhtılaşma zamanının uzaması,
halsizlik, yorgunluk, iştahsızlık, erken doğum eylemi başlangıcı, sarılık gibi
bulgularla seyreder. İlk belirti genellikle kaşıntı olmasına rağmen, ileri
durumlarda kaşıntıdan birkaç gün sonra safra kanallarında tıkanıklık, kanda
bilirubin artışı ile GİHK tanısı konulan gebelerin %10-15'inde hastalığa sarılık eşlik eder. Tek başına kaşıntı
gebeliğin seyrini etkilemez, beraberinde sarılık olması durumunda gebeliğin
daha yakın takibi gerekir. Ayrıca vitamin K emiliminin bozulması nedeniyle
kanamaya meyil söz konusudur. Annede kanda artan safra tuzları ve bilirubin
bebeği strese sokar. GİHK, bebekte gelişme
geriliği, yüksek oranda mekonyumla boyanma, doğum öncesi anormal fetal kalp
atım hızı, erken doğum ve hatta anne karnında ölüme neden olabilir. Tanısı
klinik ve GİHK'a özgü kan testleri ile konur. Şiddetli kolestazda bebeği riske atmamak için yakın takip ile
bebeğin akciğer matürasyonu tamamlanır tamamlanmaz doğum planlanmalıdır;
genellikle 38. haftada doğum yaptırılmalıdır. Fetal ölüm ani olabiliyor ve NST
ile önceden tahmin edilemiyor. Bu nedenle akciğer matürasyonu görülür görülmez
doğum başlatılmalıdır. Yeni doğan ünitesi GİHK yönünden haberdar edilmeli ve
yeni doğan bebek. anemi, trombositopeni,
hipoalbüminemi, hipotroidi yönlerinden yakın takip edilmelidir. Gebelik kaşıntısı
genellikle doğumdan iki hafta sonra kaybolur ancak takip eden gebelikte tekrarlamak olasılığı
yüksektir. Hastalığı geçiren anne adayları doğum kontrol hapı (OC)
kullandıkları zaman da aynı belirtiler ortaya çıkabileceğinden bu konuda
uyarılmalıdır. GİHK'ın Diğer Kolestaz Yapan
Hastalıklarla Karıştığı Durumlar: GİHK tanısı konulduğunda diğer kolestaz yapan hastalıklardan
mutlaka ayrıcı tanısının yapılması gerekir. GİHK tanısı konulan gebeler,
preeklampsi, eklampsi, HELLP sendromu, gebeliğin akut yağlı karaciğeri, viral hepatitler,
ilaca bağlı hepatitler gibi karaciğer fonksiyon testlerinin yükseldiği
hastalıklar yönünden değerlendirilmeli ve bu durumların olmadığı ekarte
edilmelidir. Gebelik kaşıntısı özellikle sık rastlandığı için preeklampsi
seyrinde gelişen karaciğer tutulumundan
ayırt edilmelidir. Peeklampside tansiyon yüksek olur ve idrarda protein kaybı
olur. Besin allerjisi gibi kaşıntı yapan durumlar da göz ardı edilmemelidir.
Ayrıca hipotroidi, CMV hepatiti, Galaktozemi ve Nieman Pick hastalığı neonatal
kolestaza neden olabilir. Hipotroidi de HRT başlayınca kolestaz bulguları bir
süre sonra düzelebilir. CMV hepatiti saptanan olguda Gansiklovir tedavisi
uygulanmış ve başarılı sonuçlar alınmıştır. Kaşıntı ile birlikte cilt lezyonu
yoksa GİHK düşünülür, sarılık da olabilir. Kaşıntı ve ciltte kabarık lezyonlar
varsa gebeliğe özgü kaşıntı yapan diğer nedenler; allerjik reaksiyonlar, ilaç
reaksiyonları ve hepatitlere bağlı ürtiker düşünülmelidir. GİHK Tanısını Doğrulamak İçin İstenen Laboratuvar
Tetkikleri: Biyokimyasal parametreler karakteristik olarak değişir.
Karaciğer fonksiyon testleri, total safra asitleri, alkalin fosfataz
düzeylerinde artış gözlenir. GİHK tanısında özellikle istenen laboratuvar
tetkikleri şunlardır: -Üst batın, safra kesesi USG -Hemogram -Tam idrar tetkiki -ALT, AST -Total bilirubin -Direk bilirubin -Alkalen fosfataz -Total protein -Amilaz GİHK Tedavisi: Ursodeoksikolik asit (UDCA) gibi
ilaçlar verilir. Ursodeoksikolik asit tedavisi: Kolestaz ve kaşıntının
tedavisinde karaciğer enzimlerini toparlar, kaşıntıyı azaltır, biyokimyasal
değerleri ve karaciğer histolojisini iyileştirir. Kolesteramin:
Kolestran toz: Kolesteramin:kaşıntıyı azaltır. Kolesteramin ve kanamaya
karşı K vitamini verilebilir, şikayetler
bir haftada kaybolur. S-adenozil-metionin:Kaşıntıyı önlemekte ve safra tuzlarını
düşürmekte etkili olur. Kaşıntı losyonları,
merhemler: Gebelik kaşıntısı; bölgesel krem, merhem (kortizonlu krem) losyon,
oral alınan tabletler ile tedavi edilir. Yüksek doz oral steroidler, gebelik
kolestazında kullanılabilen diğer tedavi seçenekleridir. Kaşıntı için bazı
losyonlar, antihistaminik ilaçlar kullanılabilir. Yağda eriyen vitaminler, Omega 3 + ADE 200 ml balık yağı Demir desteği verilmelidir. Vitamin K: Doğum esnasında kullanılabilir. Gebeliğin sonlandırılması: Karaciğer fonksiyon testleri,
ultrasound ve NST ile yakın takip nedeniyle ölü doğum genellikle olmaz. GİHK vakalarında; C/S oranı %65,
indüksiyon ile doğum %38, preterm doğum oranı %58. Gebelik 38. haftanın ötesine
geçirilmemelidir, bu sırada fetüs akciğer matürasyonu gelişmiş kabul edilir.
GİHK için başlanan tedavi doğuma kadar aynı dozda devam ettirilir. NST ve
umblikal arter Doppler ve USG ile takip, 38. haftada C/S ile doğum
yaptırılmalıdır. Kan biyokimyası doğumdan iki hafta sonra düzelir. GEBELİK ÜRTİKERİ - GEBELİĞİN KAŞINTILI DERMATOZU PUPPP HASTALIĞI PUPPP ( Pruritic
Urticarial Papules and Plaques of Pregnancy) gebelikte papül ve plak
şeklinde kırmızı ve kabarık lezyonlarla seyreden gebeliğe özgü kaşıntılı bir
hastalıktır. Gecikmiş bir aşırı duyarlık reaksiyonu olup iltihabi bir reaksiyon
olarak düşünülmektedir. Bebekten anneye
geçen hücrelerin cilde yerleşerek kaşıntıya neden olduğu ileri sürülmüştür.
Ayrıca gebelikte artan östrojen ve progesteron hormonlarının da bu iltihabi
reaksiyonu tetikleyebileceği ileri sürülmektedir. Hastalık 130 ila 300
gebelikte bir görülen gebelikte sıklıkla rastlanan bir cilt hastalığıdır.
Gebeliğin son aylarında başlar, ciltte döküntüler şeklinde izlenir. İlk önce
göbek deliği etrafında başlayan döküntüler özellikle cilt çatlaklarına
yerleşerek daha sonra gövde, kol, bacak, kalça, uyluk ve daha aşağılara yayılır
ve oldukça kaşıntılıdır. Lezyonlar kızarık, papiller yapıda su dolu kabarcıklar
gibi değişik şekillerde görülür.
İleri durumlarda yüz bölgesi hariç vücudun her bölgesine yayılabilir. PUPPP
lezyonları yüzde nadiren görülürken ancak avuç içi ve ayaklarda görülmez.
Lezyonlar iyileştikten sonra yerinde koyu bir iz kalabilir. PUPPP ile gebelikte
gebeliğin 35. haftasından sonra ve
nadiren de doğumdan sonra görülür. Genellikle ilk gebelikte görülür, ailevi
eğilim yoktur, diğer gebelikte tekrarlama eğilimi düşüktür. PUPPP Tedavisi: Tedavide kortizonlu kremler, ılık karbonatlı banyolar faydalı
olur. Hafif vakalarda lokal merhemler (antihistaminik, steroid) ve oral
antihistaminik ilaçlar kullanılır. Tedaviye yanıt vermeyen daha ciddi vakalarda
steroidler oral verilebilir. Hastalığın bebek üzerine olumsuz etkisi görülmez.
Tedaviye yanıt vermeyen hastalarda erken doğum önerilmez; cilt lezyonları
doğumu takip eden günlerde hızla kaybolur. Op. Dr. Kutlugül
Yüksel Kadın Hastalıkları
ve Doğum Uzmanı Adres: Atatürk Bulvarı No:117/23 Kızılay-Ankara Tel:0312-4258530--4258550 web site: www.kutlugulyuksel.com.tr |
|
|

Jinekolog Rehberi